23 Ocak 2010 Cumartesi

2010'un ilk yazısı.

11 Aralık 2009 Cuma

toprak

Üzerinde farklı ürünler yetişse de, yer yüzündeki tüm topraklar aynıdır.
fırhat: 1,1

04 Aralık 2009 Cuma

Nefis

Aza kanaat et. O zaman göreceksin ki çoğa ihtiyacın yoktur.
fırhat : 9,1

05 Kasım 2009 Perşembe

Çin

Çin' de her şey bir milyon.

03 Eylül 2009 Perşembe

Altyazı çeviricilerinin karakteristik özellikleri

Birgün hayatım film olursa altyazısını Pınar Batum çevirsin. Kendisini "Lost" dizisinin altyazılarından hatırlayabilirsiniz. Gerçek adı bu mu bilmiyorum ama dizi çıkar çıkmaz çevirisini hemen yolluyor. Tam bir görev insanı. Bir de "house" dan tanışık olduğum Sacit var. House izlerken hem dizide neler olacağını, hemde Sacit'in alt yazıyı nerede çevirdiğini merak ediyorum. Sacit her bölümün sonuna nerede olduğunu yazar ve tarih atar. Sorumluluk sahibi bir insan. Bunlar iyi insanlar.
Bazı altyazı çeviricileri ise garip takma adlar kullanıyor.
Bazıları, çevirdikleri alt yazıları sevdiklerine ithaf ediyorlar.
Bazıları, filmlerde veya dizilerde geçen esprileri üşenmeden açıklıyorlar. Bana kalırsa bu insanlar kendi yaptıkları esprileri de açıklayan, ve açıklama sonunda garip sessizlikler oluşmasına sebep olan insanlardır. Önceden olmasa bile altyazı çevirirken açıklaya açıklaya bu özellik bilinç altlarına yerleşiyor. (Şu ana kadar hem bir tespit, hem de bilinç altı kelimesini cümle içinde kullanarak psikolojik bir saptama yaptım.)
Sonuç olarak dizilerin, filmlerin orijinallerini satın alabilecek paralar kazanana kadar bu insanlara muhtacım.
Onlar ki, bu toplumun içindeki gizli kahramanlardır.
Başarılarının devamını diliyorum...

28 Mayıs 2009 Perşembe

sempati

Onlardır ki hayata başkalarının gözünden bakarlar ve yanımızda bir tek onların yeri vardır.
                                                                                                       fırhat: 13,1

26 Mayıs 2009 Salı

ayna ayna

aslında aynalar insanın ne olduğunu değil, ne olmadığını gösterir. Aynanın karşısına geçtiğin zaman başkalarına tanıttığın o mükemmel insan bir anda kaybolur. O an gerçek tüm rahatsız ediciliğiyle karşındadır işte. Kendinle karşılaşmışsındır ve söyleyeceğin hiç bir yalana inanmayacaksındır.
Artık karşındaki ayna değil, hakkında her şeyi bildiğin ve senin hakkında her şeyi bilen bir insandır. Ve gözlerini dikmiş sana bakmaktadır. Bu noktada önüne iki yol çıkar. Ya kaşına gözüne bakıp ne kadar yüce bir varlık olduğunu düşünürsün, ya da sözü aynadaki yansımana verip senin adına konuşmasını istersin. Tüm aynalar konuşur. İşte aynanın dediklerini duymak senin her geçen gün insan olmaya daha çok yaklaşmanı sağlar.